Millet İradesine Sahip Çıkacağız

Millet İradesine Sahip Çıkacağız

Ankara Milletvekili Fatih Şahin, AK Parti Gölbaşı İlçe Başkanlığı Yerel Yönetimler İstişare Toplantısı’na katıldı. 10 Ocak 2014 günü Cuma günü gerçekleşen toplantıya Fatih Şahin’le birlikte, Ankara Milletvekili Tülay Selamoğlu, Maliye Bakan Yardımcısı Abdullah Erdem Cantimur, Ankara İl Koordinatörü Recep Yıldırım, İl Başkan Yardımcıları Mustafa Aksu ve Barış Kurt, İl Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Demirtaş, Gölbaşı İlçe Başkanı Osman Karaaslan, Gölbaşı İlçe Gençlik ve Kadın Kolları, Belediye Başkan Aday Adayları ve Belediye Meclis Üyesi Aday Adaylarıyla çok sayıda teşkilat üyesi katıldı.

30 Mart tarihinde yapılacak seçimlerin, Gölbaşı’nın AK belediyecilikle yeniden buluştuğu bir tarih olacağını ifade eden Şahin, ülke olarak seçimler öncesi yaşadığımız sıkıntıların daha önce de yaşandığını söyledi. “Ülkemizde millet iradesini yönetimde görmeye tahammülü olmayanlar, yine bir seçim öncesi kaos ortamı oluşturmaya çalışıyorlar” diyen Şahin, şunları söyledi: “Geçmişi 50-60 yıllık eskiye dayanan bir bakış açısıdır bu.  Maalesef bu ülkede 1960’lı, 70’li yıllar ülke adına kayıp yıllar olarak tarihe geçti. 12 Mart darbesi sonrası gençleri sokak kavgalarına sürükleyerek kan döktüler. 12 Eylül darbesiyle ülkemiz, yine demokrasi yolunda ağır bir yara almış oldu. Menderes döneminde olduğu gibi, Özal döneminde de Türkiye yeniden bir ekonomik, demokratik hamle yapma imkânı buldu. Fakat bu hamle de, kendi ekonomik ve siyasî çarkı bozulanlar tarafından, 1993 yılından itibaren yıpratılmaya başlandı ve 28 Şubat darbesiyle sonuçlandı ve demokrasi bir kez daha askıya alındı. AK Parti öncesi Türkiye, kaotik bir durumdaydı.”

Cumhuriyet tarihinin ilklerini yaşadık

14 Ağustos 2001’de kurulan AK Parti’nin, daha kurulduğu günden itibaren tuzaklar ve oyunlarla mücadele ettiğini belirten Şahin, 11 yılda gelinen noktayı ve elde edilen başarıları şöyle özetledi: “Genel başkanımızın seçimlere girmesini engellediler. 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan seçimlerde, milletimiz ülkeyi yöneten zihniyeti tasfiye etti ve yönetimi AK Parti’ye teslim etti. Durmadılar. Bu kez genel başkanımızın Başbakan olmasını engellediler. O sorunu da aştık. Halkına güvenmeyen, jakoben, totaliter, kendi ekonomik ve siyasi çarklarını işletmek için her türlü oyunu ve tuzağı meşru gören zihniyet, çok kısa süre içerisinde AK Parti’yi de iktidardan uzaklaştıracağını düşündü. 11 yıl içerisinde, Ergenekon, Balyoz, Ayışığı, Sarıkız gibi darbe girişimleriyle muhatap olduk ve millet olarak göğüs gerdik, deşifre ettik ve yargıya teslim ettik. 2007’de Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi 27 Nisan muhtırasını yayınladılar. Cumhuriyet tarihinde ilke kez böylesine hukuksuz bir girişime, seçilmiş olan hükümet karşı çıktı ve cevabı verdi. Daha sonra 367 garabetiyle karşılaştık. Bundan da sonuç alamadılar. Cumhuriyet mitingleriyle millet iradesine pranga vurmaya çalıştılar. Bunların hepsine hep birlikte göğüs gerdik. Ülkemizi demokratik, ekonomik ve özgürlükler anlamında bambaşka bir noktaya getirdik. 2011 seçimlerinden sonra ülkemiz zirveye tırmandı. Türkiye ekonomisini tam 3 kat büyüttük. İhracatımızı, kişi başına düşen milli geliri, Merkez Bankası döviz rezervlerini rekorlar seviyesine taşıdık. Faizlerde, enflasyon oranında minimum noktalara ulaştık.”

İyi Niyetli İnsanları İstismar Ettiler

“Türkiye’nin uluslararası platformda, söz ve iddia sahibi olmasından, iddialarını yüksek sesle dile getirmesinden, kendisine gündem dayatılan değil, kendi rotasını çizen bir ülke olmasından yine rahatsız oldular. Suriye dememizden, Mısır, Myanmar, Doğu Türkistan, Bosna, Azerbaycan dememizden, buradaki kardeşlerimizin dertleriyle ilgilenmemizden rahatsız olanlar, Türkiye’ye yeni tuzaklar kurmaya kalktılar. Ve maalesef bunu, bu ülkenin büyümesi ve kalkınması için maddî manevî birçok fedakârlıkta bulunmuş, hizmet etmek adına, iyi niyetli çalışmalara imza atan Anadolu insanının iradesini istismar ederek, onlar adına davranıyormuş gibi yaparak başarmak istediler. Burada iyi niyetli Anadolu insanlarıyla, onları istismar ederek devlet içinde paralel yapı kurarak, kendi yöntemleriyle ülkeyi yönetmeye kalkışan çeteleri, bu hiyerarşik yapıları çok net birbirinden ayırmalıyız.”

Dünya Liderine Sahip Çıkma Günü

“Bu çeteler, ilk tuzaklarını 7 Şubat’ta kurdular. MİT müsteşarı üzerinden Başbakanımıza el uzatmaya çalıştılar. Biz bu zorluğu da göğüsledik. Deşifre ettik. Ancak yine vazgeçmediler. 17 Aralık’ta yolsuzluk kisvesi altında yeni bir darbe girişiminde bulundular. Bugüne kadar askerî vesayetle, tankla, tüfekle darbe ortamına sürüklenen Türkiye, bu kez yargıyla, yargısal kararlarla darbe ortamına sürüklenmek istedi. Bunu da aşacağız. Bütün bunlar, 30 Mart yerel seçimleri, Cumhurbaşkanlığı ve 2015 genel seçimleriyle ilgili. Gün elele vererek, yürek yüreğe vererek millet iradesine sahip çıkma, bu iradenin en güçlü temsilcisi Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında durma günüdür. Bütün her şeyi bir kenara bırakarak hep birlikte, başkan adayımız, Meclis üyesi adayımız kim olursa olsun, Gölbaşı’ndan millet iradesine sahip çıktığımızı haykırmalıyız.”

“Recep Tayyip Erdoğan sadece bir partinin genel başkanı değil, yalnızca bu ülkenin başbakanı değil, aynı zamanda bu davanın lideridir. Dünyanın dört bir köşesinde yaşayan masumların, mağdurların, gözünün içine baktığı ve yardımını beklediği bir dünya lideridir. Hepimiz kenetlenerek Başbakanımızın yükünü hafifletmek için elimizden gelen bütün çalışmalarımızı yapmalıyız.”